15 KASIM 2009 PAZAR
Saat: 20:00
Yer: 50.Yıl Dört Mevsim Tiyatro Salonu
BİLET SATIN AL

DestAR-Theatre - İstanbul
“REŞÊ ŞEVÊ”
(Türkçe üst yazılı Kürtçe Oyun)

Nivîskar/Yazan/Writer: Berfin ZENDERLİOĞLU, Mîrza METİN
Derhêner/Yöneten/Director: Mîrza METİN
Muzîk/Müzik/Music: Mehmet ATLI, Murat ÖZTÜRK
Şêwirmendê Projeyê/Proje Danışmanı/Project Advister: Gürsel GÜLEVİ
Lîstikvan/Oyuncular/Cast:Berfin ZENDERLİOĞLU, Mensur ZÎREK
Dekor/Decoration: Metin ÇELİK
Cil û berg/Kostüm-Aksesuar/Costum: Sevgi TURAN, Zozan ERES
Ronahî/Işık/Light: Alev TOPAL
Wêne/Fotoğraf/Photographe: Veysi ALTAY, Azad AKTÜRK
Afiş Tasarım/Designer: Bahar DEMİRTAŞ (Dişil afiş), Metin ÇELİK (Eril afiş)
Işık Uygulama: Sinan ÖZÇELİK
Süresi: 60 dk 

Oyunun Konusu: 
Sahne çalışması ve metin yazımı birlikte yürüyen oyun, “eril bir kurgu” üzerine kurulmuş “dişil bir hikaye”dir. Eril dünyanın kaosuna kapılmış bir kadının geçmişine dair yaşadığı sanrılar, onun, hayatındaki erkeklerle hesaplaşmasına dönüşür. Oyunda kadının sokaktan kağıt toplayarak yaşamını sürdürmesi bir sonuçtur ve “şimdi”dir. Keskin geçişlerle yaşadığı sanrılar ise “geçmiş”tir. Ancak oyunun başından sonuna kadar sahnede olan ve finalde kendini “erkeğin kaosu” olarak tanıtan “eril gölge” ise “geniş zaman”dır. “Gelecek” ise yaşama bırakılmış bir muammadır.

Erkek dünyayla bir hesaplaşma denemesi olan oyun, bu hesaplaşmayı kadınların yaşadığı sosyal travmayı ortaya koyarak yapmayı hedefler. Toplumun yaşadığı sosyal yetersizlikler kadını ruhsal, zihinsel ve fiziksel olarak sömüren ve tüketen bir hücredir. İnsanı her an takip eden, dinleyen, yönlendiren, bir korku ve baskı aracına dönüşmüş ve kadını çöplüğe atmış olan devlet ve toplum mekanizmasını çocuksu bir iç güdüyle kara bir gölgeye yani Reşê Şevê’ye benzetmiştir kadın.

Oyun, psikolojik ve ironik öğeler kullanarak gizli bir kuşatmaya dönüşmüş erkek zihniyete karşı seyircide bir farkındalık yaratmayı hedefler. “Hayatı tıpkı bir oyun izler gibi izleyip geçmeyin!... Hayata seyirci kalmayın!:..” 

“Mêrê Şevê”
(Gecenin erkeği) yada “Reşikê Şevê” olarak da bilinen Anadolu ve Ortadoğu’da daha bir çok ismi ve  versiyonu olan “Reşê Şevê”(Gecenin karası), dev gölgeler ve siluetler biçiminde görünen cinler ve yaratıklar gibi ruhani varlıklar olarak bilinir. Ve bu varlıklar çocukluktan başlayarak insanlarda psikolojik bir korku ve baskı aracına dönüşmüştür. Halen de onlara dair hikayeler anlatıldığında insanlar ürperirler. “Reşê Şevê” ve üretilmiş diğer bütün isimler Kürtçe gramer olarak “eril”dir. Kuşatılmış ve kuşatılmaya devam edilen kadının kaosunu oynamak, o kadına yaklaşmak ve değiştirmek oldukça zor, ancak denenebilir ve bir farkındalık yaratabilir.